Travma Nedir?
Travma, bir kişinin son derece zorlayıcı olarak algıladığı ve başa çıkma kapasitesini aşan bir yaşantıyı ifade eder. Bu durum, gerçek ya da algılanan bir yaşam tehdidi içerebilir veya yoğun fiziksel ve/veya psikolojik acıya yol açmış olabilir.
Travmatik yaşantılar yalnızca kişinin kendi başına yaşadıklarıyla sınırlı değildir; ağır kazalar, doğal afetler, şiddet, istismar veya ani kayıplar gibi durumlarda başkalarının zarar gördüğüne tanık olmak da travmaya neden olabilir.
Travma Bireyseldir
Travma, yaşanan olaydan çok, kişinin bu olayı nasıl deneyimlediğiyle ilgilidir. Bir kişi için tolere edilebilir olan bir durum, başka biri için son derece sarsıcı olabilir.
Travma yalnızca savaş ya da büyük felaketler sonucu oluşmaz. Duygusal incinmeler, tekrar eden aşağılanmalar, sürekli korku, ihmal, aşırı yüklenme ya da kayıp deneyimleri de – özellikle erken yaşlarda ya da uzun süre devam ettiğinde – derin izler bırakabilir.
Travmanın Tipik Belirtileri
Akut bir travmadan sonra yoğun korku, içsel huzursuzluk, aşırı uyarılma, çaresizlik ya da duygusal donukluk sık görülür. Bu belirtiler birkaç gün içinde azalabileceği gibi uzun süre devam da edebilir.
Olası belirtiler:
- aşırı irkilme
- içsel gerginlik ve sinirlilik
- uyku bozuklukları
- depresif duygu durumları
- tükenmişlik ve performans düşüşü
- tıbbi bir neden bulunamayan bedensel şikâyetler
İşlenmemiş ya da bastırılmış travmalar çoğu zaman beden hafızasında saklanır. Kişi, tetikleyici olayla bilinçli bir bağlantı kuramasa bile bedensel belirtiler yaşayabilir. Duygusal yükler bedene yansır ve beden güvensiz, yabancı ya da gergin hissedilebilir.
Travma Türleri
Şok Travması
Kaza, saldırı, hastane yatışı veya sevilen birinin ani kaybı gibi tek seferlik ve net bir olay sonucu oluşur.
Gelişimsel Travma
Erken çocukluk döneminde yaşanan ve duygusal, psikolojik ve sosyal gelişimi derinden etkileyen deneyimlerdir.
Bağlanma Travması
Çocuklukta yakın bakım veren kişilerle yaşanan travmalardır. İhmal, istismar, tutarsızlık veya ani ayrılıklar buna neden olabilir.
Çocukta zamanla yoğun utanç, suçluluk ve sevilmeye layık olmadığı inancı gelişebilir.
İlişkisel Travma
Öğretmenler, partnerler, iş arkadaşları veya yöneticiler gibi erken çocukluk dışındaki ilişkilerde yaşanan travmalardır.
Modern Travma Anlayışı
Günümüzde travma yalnızca tekil şok edici olaylarla sınırlı görülmemektedir. Erken bağlanma deneyimleri ve kronik duygusal yüklenmeler, yetişkinlikte yaşanan travmalar kadar hatta bazen daha derin etkiler bırakabilir.
Yüksek Hassasiyet Nedir?
Toplumun yaklaşık %15–20’si yüksek hassasiyete sahiptir. Yüksek hassasiyet bir hastalık değil, iç ve dış uyaranların daha derin ve yoğun işlenmesiyle karakterize edilen bir kişilik özelliğidir.
Yüksek Hassasiyet Bir Hastalık Değildir
Yüksek hassasiyete sahip kişiler uyaranları daha derin işler. Kendilerini düzenleyebilmek için daha fazla dinlenmeye, geri çekilmeye ve net sınırlara ihtiyaç duyarlar. Çoğu içe dönük, empatik ve mükemmeliyetçiliğe yatkındır.
Yüksek Hassasiyetin Temel Özellikleri
1. Derin Bilgi İşleme
Anlam arayışı, yoğun düşünme, değerler, etik, maneviyat ve rüyalarla güçlü bağ.
2. Sinir Sisteminin Aşırı Uyarılması
Kolay aşırı yüklenme, stres tepkileri, çarpıntı, terleme ve içsel huzursuzluk.
3. Duygusal Yoğunluk
Hem olumlu hem de zorlayıcı duyguların – utanç, suçluluk, terk edilme korkusu gibi – yoğun yaşanması.
4. Duyusal Hassasiyet
Ses, ışık, koku, dokunma, kafein veya ilaçlara karşı artmış duyarlılık.
Yüksek Hassasiyet mi, Travma mı?
Yüksek hassasiyet zor bir çocukluk geçirmeden de ortaya çıkabilir. Ancak birçok yüksek hassasiyetli kişinin yaşam öyküsünde travmatik deneyimler bulunur. Bu nedenle hassasiyetin doğuştan mı yoksa yaşantıların bir sonucu mu olduğunun ayırt edilmesi önemlidir.
Travma ve Yüksek Hassasiyette Hipnoz
Birçok yüksek hassasiyetli kişi kendini “farklı” hisseder ve zamanla öz değerle ilgili olumsuz inançlar geliştirebilir. Hipnoterapi, bu içsel kalıpların duygusal kökenlerini nazik bir şekilde çözmeye yardımcı olabilir.
Çalışma, belirli yaşantılar üzerinden yapılabileceği gibi, travmayı yeniden yaşatmadan, yalnızca şu andaki düzenlenmeyi ve içsel güveni güçlendirmeye de odaklanabilir. Amaç; içsel güvenlik, kendini kabul ve duygusal dengeyi desteklemektir.
Travmanızı tedavi etmek istiyorsanız, beni arayın.
